Daha önce hakkında düşüncelerimi paylaşmış olduğum kitapların Podcast yayını videoları: Bir Gençlik Masalı, Fangirl, Lola ve Komşu Çocuk, Ölümsüz Ece, Matilda, Marslı...

24 Temmuz 2016 Pazar

Golem ve Cin



Golem ve Cin – Helene Wecker 
Doğan Kitap, İstanbul, 2014
Çevirmen: Can Yapalak 
Sayfa Sayısı: 640
Özgün Adı: The Golem and the Jinni

1800lü yılların sonunda, New York’ta sıkışan ve hayatlarını sürdürmeye çalışan iki varlığın öyküsünü anlatıyor Golem ve Cin. Kitap, Otto Rotfeld’in yaşamına çeki düzen vermek için aldığı bir kararla başlıyor. Rotfeld, otuzlu yaşlarına gelmiş, ailesinden kalan mirası iyi değerlendirememiş ve evlenememiş biridir. Yakışıklı olmadığı için de evlenmeyi düşündüğü kişiler ona ilgi göstermemektedir. Evlenmeye ve Amerika’ya dönüp hayatını düzene sokmaya kararlı olan Rotfeld, Yehudah Schaalman  adındaki büyücüden eşi olması için bir golem yapmasını söyler. Golem, Yahudi efsanelerine göre sadece sahiplerinin emirlerini yerine getirmek için topraktan yaratılmış bir varlıktır. Rotfeld’in istediği golem ise, birçok insanın isteklerinin aksine meraklı ve akıllı olacaktır. Çünkü Rotfeld ancak böyle biriyle mutlu olacağını düşünmektedir.

Rotfeld, Yehudah Schaalman’ın yarattığı golemiyle birlikte Amerika’ya dönmek üzere gemiye biner. Schaalman’ın ona verdiği bir kağıt parçasında golemi nasıl canlandıracağı ve hayatını nasıl sonlandıracağı yazılıdır. Ancak Schaalman’ın bir şartı vardır: Golemi gemiden inene kadar canlandırmaması. Çünkü bu kadar güçlü bir varlığın etrafından etkilenip kendini kaybetmesinden ve etrafına zarar vermesinden korkmaktadır. Golemler, oldukça güçlü varlıklardır ve zihin okuyabilmektedirler. Bu sayede sahiplerinin her isteğini ve korkusunu bilmekte ve buna göre hareket etmektedirler. Schaalman, Rotfeld’in bu kuralına uyacağını düşünerek golemi ona teslim eder.

Gemiye binen Rotfeld, merakına yenik düşer ve golemi canlandırır. Ancak, golemi canlandırdıktan kısa bir süre sonra ölür. Golem artık sahipsiz kalmıştır. Üstelik herkesin istek ve korkularını duyabildiği bir gemide. Hayata yeni gelen koca bir bebek gibidir. Hayat hakkında hiçbir tecrübesi yoktur ve Amerika’da hayatını sürdürmek zorundadır.

Cin ise, güçlü bir büyücü tarafından çok uzun bir süre boyunca bir lambanın içine hapsedilmiş ve o büyücünün kölesi haline gelmiştir. Bir gün, tamir için kalaycıya götürülen bu lambadan kurtulan cin de henüz hiçbir şey bilmediği bir hayata başlamıştır. Zaman geçtikçe insanlar ve hayat hakkında tecrübeler edinmeye başlayan golem ve cin Havva ve Ahmet ismini alırlar. Ve birlikte, 1800lü yılların New York’unda yeni hayatlarını keşfetmeye başlarlar.

Uzun zamandan beri okumuş olduğum en güzel masallardan biriydi Golem ve Cin benim için. İnsanların hayatı hakkında hiçbir fikri olmayan bu iki varlığın öyküsü ve geçmiş dönemlerin New York’unu anlatması çok hoşuma gitti. Ancak, en sevdiğim nokta Yahudi efsanesinden ve islam dininden gelen iki farklı varlığın kullanılması ve iki kültür hakkında böyle bir sentez yapılması oldu. Sanırım bunda yazarın Yahudi olması ve eşinin Müslüman olmasının da payı var. Kitabı okurken 1800lü yıların New York’unda geziyor, bir yandan da Suriye mahallesine yolculuk yapıyorsunuz. Ara sıra ziyaret ettiğimiz çölleri de unutmayalım. :)

Yazarın ilk kitabı olmasına rağmen, dili çok yalın ve akıcıydı. Tabii çevirmenin payını da unutmamak gerek. Belki kiminize sıkıcı gelebilir ancak, kitaptaki tüm karakterler ve yaşamları hakkında bilgi sahibi oluyorsunuz. Kimi karakterlerin yaşam öyküsü bir sayfa, kimininki sayfalarca sürse de, onlar hakkında edindiğimiz bu bilgiler sayesinde davranışlarının sebebini az çok tahmin edebiliyoruz.   

Kitabı okurken, sıkça sorduğum bir soru oldu aslında. Kimseyi tanımadığım, her şeye yabancı olduğum bir hayatı yaşasam ne gibi sıkıntılar çekerdim? Ya da çok küçükken her şeyi merak edip de büyükler tarafından kısıtlandığımız zamanlarda kim bilir o şeyi ne kadar çok merak ettim? Mesela insanların bir davranışı hakkında ilk kez bir şeyler öğrendiğimiz bir zamanı düşünün. Neden böyle davrandıklarını merak edip büyüklerimize sorduğumuzda bunun yanlış olduğunu ve böyle bir şeyle karşılaşmamak için o insanlardan uzaklaşmamız gerektiğini söylediler. O kişiyle her ne kadar daha fazla görüşmek istesek de, kısıtlandığımız için bir şey yapamıyoruz. İçimizdeki merakı bastırmaya çalışıyoruz. Kitabı okurken bu konu çokça düşündürdü beni. Başkaları tarafından yanlış anlaşılmamak için gerçek kimliğimizi saklamak zorunda oluşumuz çok da yabancı gelmedi aslında bana.

Kısacası, şans vermeniz gereken bir kitap olarak öneriyorum Golem ve Cin’i. Fantastik kitaplardan hoşlanıyorsanız, konu olarak biraz ağır ilerlese de, durgun bir kitap olsa da bir şans verin derim.  

Not: Bu arada; Golem ve Cin’in ikinci kitabı da çıkacak. Ancak çıkış tarihi 2018 olarak gözüküyor. Sabırsız biri olsam da, bu zamanı bekleyeceğim mecburen.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder