Daha önce hakkında düşüncelerimi paylaşmış olduğum kitapların Podcast yayını videoları: Bir Gençlik Masalı, Fangirl, Lola ve Komşu Çocuk, Ölümsüz Ece, Matilda, Marslı...

18 Ocak 2016 Pazartesi

Lola ve Komşu Çocuk




Lola ve Komşu ÇocukStephanie Perkins
Çevirmen: Aslı Tümerkan
Yabancı Yayınları, İstanbul, 2015
Sayfa Sayısı:320


Sıradışı bir kızın sıradan yaşamını anlatıyor Lola ve Komşu Çocuk. 17 yaşındaki Lola Nolan için yaşam son derece normal ilerlemektedir. Bir erkek arkadaşı vardır, okulda yapılacak olan balo için oldukça heyecanlıdır. Ancak Lola, kesinlikle sıradan bir genç kız değil. Çünkü o, kendini giydiği kostümlerle yansıtabilmekte. Bir gün ateş kılığında, bir gün simsiyah bir karanlık, bir gün Marie Antoinette.

Lola’nın yaşamı erkek arkadaşı Max, ailesi ve işyeri arasında geçmektedir. Ancak o yaz, en son iki yıl önce görüşmüş oldukları komşuları, eskiden oturdukları evlerine geri taşınınca işler karışmaya başlar. Çünkü Lola’nın geçmişi o evde yaşayan ikiz kardeşler Calliope ve Cricket Bell nedeniyle oldukça zorlu geçmiştir. Zaman geçtikçe, Lola unuttuğunu düşündüğü ilk aşkı Cricket’a karşı olan hislerinin henüz değişmediğini farkeder.

Kitap; gençliğe adım atmanın, farklı olmanın, ilk aşkın, aileyle ilişkilerin, dostluğun önemini aktarıyor. Bu nedenle güzel bir kitaptı diyebilirim. Ancak kitap, daha önce okumuş olduğum Rainbow Rowell’ın Fangirl kitabına benziyordu. Orada da kendi yarattığı dünyada mutlu olan bir genç kızın macerasına tanık oluyorduk, burada da tanık oluyoruz. Gerçi bu kitap ilk baskısını 2011 yılında yapmış, Fangirl ise 2013’te. İlk bu kitabı okusam sanırım Fangirl beklentimi karşılamayacaktı. Kitapla ilgili sevdiğim bir nokta ise, Lola ve arkadaşı Lindsey’in seyrettikleri dizilerden birisinin çok sevdiğim Pushing Daisies olmasıydı. Hâlâ seyretmediyseniz bu diziye bir şans verin. ;)

Daha önceden yazmış olduğum bir yazıda, çocukluğumuzun arka bahçesinde sakladığımız birçok şeyin bulunduğunu söylemiştim. Lola ve Cath (Fangirl’den) çocukluklarında yaşadıkları şeyleri günümüze taşımayı tercih ediyorlar. Son zamanlarda, farklı olmak ile ilgili yazılan kitaplar artmaya başladı. Sanırım, artık toplumun kabul gördüğünden çok daha farklı olmak, hoşgörülü karşılanmaya başladı. Bu konuda kesin bir şey söyleyemiyorum elbette.

Kitap; Anna and the French Kiss adlı bir serinin ikinci kitabı. İlk kitaptaki karakterler olan Anna ve Etienne bu kitapta da mevcut. Ancak bu kitap Lola’nın anlatımıyla okuyucuya aktarıldığından bu iki karakteri çok sık göremiyoruz. Yine de olaylar ilerledikçe bu ikiliye rastlıyoruz. Ayrıca, kitap bir serinin ikinci kitabı olmasına rağmen hiçbir kopukluk olmuyor. Çünkü tamamen başka bir karakterin farklı bir öyküsünü okuyoruz.

Farklı bir şeyler okumak, Lola’nın hayata karşı bakışını görmek, Cricket’ın icatlarını öğrenmek istiyorsanız önerebileceğim bir kitap.

***

Hayat her gün aynı insan olmak için fazla kısa. (syf. 11)

Nefret ettiğimiz şeylerden bahsetmek kolay ama bazen bir şeyi tam olarak niye sevdiğimizi açıklamak zor oluyor. (syf. 55)

İnsanlar demek istediklerini söylemeli, diğer insanların tahminler yürütmesine sebep olmamalı. (syf. 211)

Hayat ne elde ettiğin değil, elde ettiğinle ne YAPTIĞINDIR. (syf. 213)

Bir şeyin pratik olmaması, yaratmaya değer olmadığı anlamına gelmez. (syf. 214)

Bir insanı başkası için mükemmel kılan o kişinin kusurlarıdır. (syf. 308)

3 yorum:

  1. daka önce yazarın hiç bir kitabını okumamış biri olarak bu kitap bir başlangıç olabilir kanımca ....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. daka tabii ki daha olacak, kusura bakmayın...

      Sil
    2. Hiç önemli değil, yorumunuz için teşekkürler. Kitap güzeldi, alışılmışın dışında karakterleri barındırdığı için bir şans verilmesi gerektiğini düşünüyorum. ;)

      Sil