Daha önce hakkında düşüncelerimi paylaşmış olduğum kitapların Podcast yayını videoları: Bir Gençlik Masalı, Fangirl, Lola ve Komşu Çocuk, Ölümsüz Ece, Matilda, Marslı...

12 Ocak 2016 Salı

Albaya Mektup Yok


Albaya Mektup Yok – Gabriel Garcia Marquez
Çevirmen: Handan Saraç
Can Yayınları, İstanbul, 2015
Sayfa Sayısı: 70

Hiç bitmeyecek bir bekleyişe kaçımız katlanabilir? Ya da istediğimiz şeyi elde edebileceğimize dair inancımızı yitirmeden ne kadar dayanabiliriz? Albay, bu uzun öyküde umudunu kaybetmeden oldukça uzun bir süre bekliyor.

Albaya Mektup Yok, Kolombiyalı yazar Gabriel Garcia Marquez'in bir kitabı. Kitapta, uzun yıllar ülkesi için çalışmalarda bulunmuş, bu çalışmaların karşılığı olarak da alacağı paranın haberini verecek bir yazıyı bekleyen albayın öyküsü anlatılıyor. Albay ve eşi toplumda saygın bir konumdalar ancak oldukça yoksullar. Oğulları horoz dövüşlerinden dolayı öldürülmüş, bu nedenle ondan kalan horozun da bakımını üstleniyorlar. 

Kitap boyunca, manevi değeri olan bu horoz ile ilgili birçok hesap kitap yapılıyor. Horozu dövüşlerde kullanıp oradan gelecek parayı almayı ya da horozu başkasına satıp para almayı düşünüyorlar. Ayrıca albayın eşinin hastalığı nedeniyle sürekli ilaç almaları gerekiyor. Tüm bu yoksulluğun içinde albayın tek umudu ülkesi için yaptığı hizmetler için ona verilecek maaşın haber verileceği yazı. Her cuma günü albay bu mektubu bekliyor. Ve tüm bu olayların ardından kitabın sonu sizi gülümseterek bitiyor. 

Kitap oldukça hoşuma gitti. Büyülü gerçekçilik türünün öncülerinden olan Gabriel Garcia Marquez'in kitaptaki yalın anlatımı ve kitaptaki kilit ögeleri kullanış biçimi gerçekten iyiydi. Okumuş olduğum ilk kitabı bu olsa da, yazarın diğer kitaplarını da okumaya karar verdim. Bir sonraki okuyacağım kitabı Yaprak Fırtınası ya da Yüzyıllık Yalnızlık kitaplarından biri olacak.

***

İnsanlık bir bedel ödemeden ilerlemiyor. (syf. 26) 

İnsanın nankörlüğü sınır tanımaz. (syf. 30)

Büyük şeyler için bekleyen, küçük şeyler için de bekleyebilir. (syf. 33)

Kesinlikle gelen tek şey ölümdür. (syf. 44)

"Umut karın doyurmaz," dedi kadın.
"Karın doyurmaz ama insanı ayakta tutar," diye yanıtladı albay. (syf. 45)

Kötü bir durumun en kötü yanı bize yalan söyletmesidir. (syf. 47)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder