Daha önce hakkında düşüncelerimi paylaşmış olduğum kitapların Podcast yayını videoları: Bir Gençlik Masalı, Fangirl, Lola ve Komşu Çocuk, Ölümsüz Ece, Matilda, Marslı...

8 Ocak 2015 Perşembe

Momo



Momo –Michael ENDE
Çevirmen: Leman Çalışkan
Kabalcı Yayıncılık, İstanbul, 2013
Sayfa Sayısı:304


Lise 2'de okumuştum ilk kez Momo'yu. O kadar güzel, o kadar farklı gelmişti ki konusu, elimden bırakamamış, tüm gece okuyarak sabahlamış ve bitirmiştim. Ancak, geçen zaman unutturuyor bazı şeyleri, ben de unutmuşum Momo'yu, vermek istediği mesajları. Ve; yakın zamanda tekrar görünce Momo kitabını, tekrar okumalıyım diye düşündüm. Ve hiç de yanlış bir karar vermemişim. 

Michael Ende'nin o geniş hayal dünyasına bir kez daha hayran kaldım. Sadece Bitmeyecek Öykü ve Momo adlı kitaplarını okumuş olsam da şimdiye kadar; Momo'yu tekrar okuduktan sonra kesinlikle diğer kitaplarını da okumalıyım dedim. Ve Türkiye'de neden bu kadar çok tanınmayan bir yazar olduğunu kestiremiyorum.

Neyse, lafı fazla uzatmamak gerek. İlk başta dediğim gibi geçen zaman unutturuyor bazı şeyleri. İşte, kitabın da anlatmaya çalıştığı şey bu aslında. Geçen zamanı verimsiz şekilde harcamamak adına yapılan bazı oyunlar anlatılıyor kitapta. Bunu yapanlar da; zamanın önemini kavrayamamış insanlardan zamanlarını çalan duman adamlar. Gerçekten de korkutucu bir yanları var bana göre. Kitap boyunca sürekli insanlar üzerinden planlar kuran ve onları kontrol etmeye çalışan bu varlıklar (varlıklar diyorum çünkü insan değiller) aslında bilmiyorlar ki, her şey kontrol edilebilir değil.

Kitabı okurken bunun hakkında düşündüm uzunca. Her şeyimiz planlı olsa, yapmak istediklerimizi belli bir plan içinde yapsak her şeyin daha iyi olacağını düşünürüz sürekli. Ancak; bilmeyiz ki aslında planlamadan yaptığımız bazı olaylar bize huzur kazandırıyor, kendimizi iyi hissetmemizi sağlıyor. Elbette ki, zamanı verimli kullanmak gerek; ancak yakın çevremize, kendimize ve doğaya vakit ayırmadan yaşamaya çalışmak bir makinenin yaptığından farksız. 

Momo, duman adamların insanları kontrol etmeye başladıklarını görünce ve çevresindeki kişilerin ondan uzaklaşmaya başladıklarını fark edince onlara yardım etmek için bir yolculuğa çıkıyor ve zaman dağıtımcısı Hora usta ve kaplumbağası Kassiopeia ile arkadaş olup, zamanını yaptıkları iş dışında hiçbir şeye harcamayan ve sürekli kendileri için zaman tasarrufu yaptıklarını sanan insanları kurtarmaya çalışıyor. Bunu yaparken de artık değişmeye başlamış arkadaşlarıyla da karşılaşıyor ve bazı şeyleri daha iyi anlamaya başlıyor.

Ayrıca, kitapta diğerlerini gerçek anlamda dinlemenin ne kadar zor olduğu ve çok kötü bir durumda kalındığında (ölümle karşılaşma gibi) nasıl değişebileceğimiz gösteriliyor ki bunlar gerçekten de çok önemli şeyler. 

Kitabı kütüphaneden aldığım için sevdiğim yerler üzerinde işaretlemeler yapamadım ve başka yere de not almak okurken aklıma gelmedi. Ama hatırladığım ve alıntı yapabileceğim bir şey var:

Başkalarıyla paylaşılmayan zenginlikler insanı mahvediyordu. (239. sayfa)

Gerçekten de ne kadar zengin olursak olalım; maddi ya da manevi; bunu paylaşmadıkça mutluluğa ulaşmak gerçekten zor oluyor. Kendimizi iyi hissedebileceğimiz en iyi yer; bizi seven insanların yanında bulunmak ve onlarla sohbet edebilmek, dertlerini dinleyebilmek, sevinçlerini paylaşabilmek. Onlarla birlikte bu zenginliğin bir anlamı oluyor çünkü.

Kitabın arkasından birkaç şey:

Momo, karşısındakileri aptal insanların bile aklına parlak düşünceler getirtecek şekilde dinlerdi... Momo'nun yanında oynanan oyunlar başka hiçbir yerde oynanamazdı. 

Zamanınızı çalıyorlar sevgili dostlar, kendi istekleri uğruna sizi kandırıyor ve zamanınızı çalıyorlar... Ama Momo ve çocuklar sizi uyarıyor... Ey insanlık dinle ve anla!.. On ikiye beş kaldı... Aç gözünü, tetikte ol!.. Hırsız çaldı zamanı. Okuyun ve anlayın... Zamanınızı çalıyorlar.

* * *

Zamanın anlamı üzerine düşünebileceğiniz harika bir kitap. Vakit kaybetmeden okunması gereken ve aslında kayıp gördüğümüz zamanın değerini anlamamızı sağlayabilecek bir kitap.

Ayrıca 1986 yılında kitabın bir de filmi çekilmiş. En kısa zamanda seyredeceğim. 

 

Ve 2001 yılında da bir çizgi film yapılmış. Ancak onunla ilgili bir videoya rastlayamadım. Sadece birkaç resmini bulabildim. Ama bir yerlerde bulursam seyredeceğim kesin. 


2 yorum:

  1. Merhaba, Salih.

    Momo ile ilgili farklı bir blogtan yazı paylaşıyorum.
    İyi okumalar! :)

    http://kalemsorluk.blogspot.com.tr/2014/12/michael-ende-momo.html?showComment=1420759770808#c6099392988925895135

    YanıtlaSil
  2. Teşekkürler.

    Yazıyı okudum. Biraz farklı bir boyutta incelenmiş. Yazıda da belirtildiği gibi pek beklenti içine girilmemeli belki de kitapla ilgili. Ancak bir şans verilmesi de güzel olmuş olumsuzluklar olsa da.

    YanıtlaSil