Daha önce hakkında düşüncelerimi paylaşmış olduğum kitapların Podcast yayını videoları: Bir Gençlik Masalı, Fangirl, Lola ve Komşu Çocuk, Ölümsüz Ece, Matilda, Marslı...

7 Aralık 2015 Pazartesi

Demiryolu Çocukları



Demiryolu ÇocuklarıEdith Nesbit
Çevirmen: Fügen Yavuz
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, İstanbul, 2014
Sayfa Sayısı:210

Çocukken adını çokça duyduğum ama sürekli ertelediğim bir roman oldu "Demiryolu Çocukları". Çocukluk döneminin üzerinden uzun yıllar geçmesine rağmen, bu kitabı okumak için geç kalmadığımı düşünüyorum yine de. 
 
Kitabın konusuna gelecek olursak; İngiltere'de mutlu bir yaşam süren beş kişilik ailenin değişen yaşamlarını görüyoruz. Ailenin babası kitabın son birkaç bölümüne kadar anlatılmayan bir nedenle evden ayrılır. Anne ve çocuklar da maddi durumlarının kötüleşmesi nedeniyle kendilerine uygun olabilecek ve yaşamlarını sürdürebilecek yeni bir yere taşınmak zorunda kalırlar. 

Taşındıkları bu küçük köyde, Üç Bacalar adını taktıkları bir eve taşınırlar. Bu eve taşındıktan sonra üç kardeş (Roberta, Peter ve Phyllis) için yaşam oldukça ilginç bir hale gelmeye başlar. Evin yakınında bulunan demiryolu ise çocukların en büyük eğlence kaynakları olur. Her gün oradan geçen trenlere el sallarlar, görevlilerle, makinistlerle, kömürcülerle dost olurlar ve elbette köydeki çoğu kişinin başı sıkıştığında yardıma koşarlar. 

Hikaye ilerlerken yazarın da arada yaptığı yorumlarla olaylara dahil olması kendinizi kitabın içinde bulmanıza daha fazla yardım ediyor. Çünkü siz de yazarla birlikte üç çocuğun çok yakınından tüm olaylara dahil oluyorsunuz. Kitabın kahramanları Pollyanna'yı hatırlattı bana nedense. Herkese yardım etmeye çalışmaları ve kötü olaylarda bile soğukkanlılıklarını korumaları gerçekten hoşuma gitti.

Yazar, çocuk romanları alanında çok bilinen bir İngiliz yazar. 60'dan fazla kitap yazmış olsa da onu üne kavuşturan ve en çok bilinen eseri Demiryolu Çocukları olmuş. Gerçi kitap bunu hakediyor çünkü çocuk romanı olarak bakıldığında çocukların kitaptan çıkarabileceği birçok şey bulunuyor.
 
 Kitabı en iyi tanımlayabilecek cümle sanırım şuydu: 
"Dostluğun bahçesi her daim yeşil olsun." (syf. 132)  

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder