Daha önce hakkında düşüncelerimi paylaşmış olduğum kitapların Podcast yayını videoları: Bir Gençlik Masalı, Fangirl, Lola ve Komşu Çocuk, Ölümsüz Ece, Matilda, Marslı...

5 Temmuz 2015 Pazar

Bir Gençlik Masalı



Bir Gençlik Masalı – Jean WEBSTER
Çevirmen: Sinan Ezber
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Ankara,2011
Sayfa Sayısı:180

Güncelleme (24.11.2017): Kitabın incelemesini yaptığım bu yazıyı podcast olarak Youtube kanalımdan da dinleyebilirsiniz...



***

Üniversiteye giderken rafta gördüğüm ve arka kapaktaki tanıtımını beğendiğim için aldığım bir kitap oldu "Bir Gençlik Masalı". Kitabın orijinal ismi Daddy-Long-Legs olmasına rağmen bu şekilde çevrilmiş. Neden böyle çevrildiğini pek çözemedim açıkçası. Kitabın yazarı Jean Webster, Mark Twain'in yayıncısı ve iş ortağı olan Charles L. Webster'in kızıymış. Genelde eksiklikleri bulunan kişilerle ilgilenmiş ve bu nedenle de sosyal bilinci epey yüksek biri olup çıkmıştır. 
 
Kitabın konusuna gelecek olursak; 18 yaşına kadar bir yetimhanede yaşamış olan Jerusha Abbott'a sadece arkadan belli belirsiz gördüğü ve uzun boyundan dolayı bir örümcek türü olan Uzun Bacaklı Dede'ye benzettiği adamdan üniversiteye gitmesi için bir burs teklifi gelir. Ancak adamın bu bursu vermesi için bir şartı vardır. O da, Jerusha Abbott'ın ona her ay okuldaki yaşamı ile ilgili bir mektup göndermesidir. Ancak; bu mektuplarına bir yanıt beklememesi gerekmektedir. Yazmayı çok seven Jerusha Abbott daha sık aralıklarla mektuplar yazar. Kitap, bu mektuplardan oluşmaktadır. 

Kitabımızın baş kahramanı isminden hiç hoşlanmamakta ve kendini Judy olarak isimlendirmektedir. Çevresindekilerin de onu bu şekilde çağırmasını beklemektedir. Bunun dışında, mektuplarına başlarken kullandığı hitaplar ve bitirirken kullandığı kelimeler eğlenceliydi. Ayrıca, kitap boyunca Uzun Bacaklı Dede'nin kim olduğunu da öğrenmeye çalışmaktadır. Bir yazar olmayı da çok isteyen Judy, bunun için durmadan çabalamaktadır.

Kitabı okurken, gerçekten çok eğlendiğimi söyleyebilirim. Çocukken televizyonda seyrettiğimiz çizgi filmler tadındaydı. Sanırım geçmişe özlemi biraz dindiren ya da artıran (!) bir kitap oldu benim için. Ayrıca kitabın sonu da çok güzel bir sürprizle bitiyordu. Üstelik Judy'nin yazar önerileri ve okumuş olduğu kitaplardan yaptığı alıntılar da yazarın okumuş olduğu ve sevdiği kitaplar hakkında fikirler veriyordu. Her açıdan güzel bir kitaptı diyebilirim. Sanırım aradan biraz vakit geçtikten sonra tekrar okuyacağım bir kitap olacak. :)

1912'de çıkmış bu kitabın devamı niteliğinde olan, yine Jean Webster'in yazmış olduğu Sevgili Düşmanım adlı kitap da 1915 yılında çıkmış ancak bu kitap kadar ilgi görmemiş. Yine de okumak gerek :)

***
"Hayat, elimden geldiğince ustalıkla ve kurallarına uygun bir biçimde oynamak zorunda olduğum bir oyunmuş gibi davranacağım." (syf. 47)

Kimya öğretmenimiz, "Bilim adamı olmanın sırı usanmadan ayrıntı peşinde koşmaktır," diyor. Tarih öğretmenimiz ise, "Ayrıntılara takılıp kalmaktan kaçının," diyor. "Bütüne bakmak için bir-iki adım geriden gidin." (syf. 78) 

İnsanlara, mekânlara ya da yaşam tarzlarına alıştığın zaman ve bunlar birdenbire elinden alındığında, içinde korkunç bir boşluk hissediyorsun. (syf. 113)

Bazı insanlar yaşamıyor; yalnızca yarışıyor. Uzakta, ufukta gördükleri bir amaca ulaşmaya çalışıyorlar ve güneşin altında terler içinde ona koşmaya çalışırken, soluk soluğa bir hâlde, içinden geçtikleri kırların güzelliğini ve dinginliğini kaçırıyorlar. Akılları başlarına geldiğindeyse, kendilerini yaşlanmış ve yıpranmış buluyorlar. Artık amaçlarını elde edip etmemiş olmalarının da bir önemi kalmıyor. (syf. 127)

İnsan geçmişte sahip olmadığı bir şeyi asla özlemez, ama sahiplendiğini düşündüğü şeyler olmadan yaşamaya başlamak gerçekten korkunç. (syf. 138)
 
***

Ayrıca, 1990 yılında Japonya'da bu kitap bir çizgi film serisine çevrilmiş, ülkemizde de gösterilmiştir. Dizi ile ilgili bilgilere buradan ulaşabilirsiniz. 


***

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder